BİZİ TAKİP EDİN

ANALİZ

Borsaya Yeni Başlayanlara Önemli Tavsiyeler

Trade data analizleri traderların %40’ ının 1. ay sonunda vazgeçip piyasayı terk ettiğini ve sadece %7’ lik bir kısmın 5. yılın sonunda hala aktif olarak trade ettiğini göstermektedir.

Yayın:

-

yeni yatırımcılara tavsiyeler

Trade data analizleri traderların %40’ ının 1. ay sonunda vazgeçip piyasayı terk ettiğini ve sadece %7’ lik bir kısmın 5. yılın sonunda hala aktif olarak trade ettiğini göstermektedir.

Peki trade yapmak neden bu kadar zor ve traderlar ayakta kalabilmek (kaybetmemek) için neden bu kadar mücadele etmek zorundalar? Bu sorunun cevabını buyurun birlikte arayalım…

Piyasaya yeni girenlerin neden çok erken vazgeçtiklerinin ve/veya koydukları hedeflere ulaşamadıklarının sebeplerini aşağıdaki 9 madde ile açıklamaya çalışalım.

Bu maddeler yeni girecek olanlar için piyasa hakkında fikir sahibi olmalarına ve kaybetmeden nasıl başarılı olabileceklerine dair ışık tutacaktır.

1- BEKLENTİLER

Piyasaya yeni girenlerin ilk sorusu “1XXX dolarım ne zaman 100XXXXX dolar olur?” sorusu olmakla beraber yapılan ilk yanlış burada başlıyor maalesef. Evet, 1000 dolarınızın 1 milyon dolar olmaması için hiçbir sebep yok ve fakat bunu yapana kadar muhtemelen belirli aralıklarla birkaç sefer paranızı sıfırlayacaksınız. Nitekim kendinize sormanız gereken ilk soru “Bütün paramı nasıl kaybetmem?” olmalıdır.

Evet kulağa hiç hoş gelmiyor ve hatta bazıları için umutsuzluk sebebi olabilir ancak ilk yılınızda çok para kazanamayacağınızın farkında olmak çok önemlidir. Trade yapıp başa baş çıkmayı ve kaybetmemeyi başarmak sizin için müthiş bir başlangıç olmakla beraber traderların %99’ undan da daha başarılı olduğunuzun kanıtı olur.

Sonuç olarak başlangıçta para kazanmaya değil, paranızı kaybetmemeye odaklanmalısınız, bu sayede trade etmeye ve öğrenmeye devam etmenizi sağlamalısınız.

2- NEYE ODAKLANMALISINIZ?

Madem para kazanamayacağız, peki ilk yıl ne yapacağız? İlk atmamız gereken adım piyasaya alışmak ve piyasa dinamiklerini öğrenmek olmalıdır. İyi bir rehber, eğitmen, kurs vb. bulup çok fazla ders çalışmanız gerekmektedir.

Sonrasında kendinize bir strateji belirleyip bütün dikkatinizi bu stratejinize vermelisiniz. Eğitim sürecinizde birçok yöntem/strateji ile karşılaşıp, hepsini denemeye çalışacaksınız. Bu çok normal bir süreçtir, ancak her ay stratejinizi değiştirmekten kaçınmalısınız.

Deyim yerindeyse, “Her şeyin ehli, hiçbir şeyin ustası” olmayın. Önemli olan doğru stratejiyi geliştirmek ve hızlı zengin olma hayalinden ve kumar oynamaktan kaçınmaktır. Stratejinizi her değiştirdiğinizde her şeye yeniden başlamak zorundasınız.

3- KAYBETMEYİ KABULLENMEK

Birçok trader zarar eden işlemlerini yanlış değerlendirmektedir. Herşeyden önce borsada zarar etmenin kar etmek kadar normal olduğunu kabullenmeniz gerekmektedir.

Ne kadar iyi trader olursanız olun her zaman zarar edebilirsiniz. Önemli olan nasıl zarar ettiğinizin ve neden zarar ettiğinizin bilincine varmaktır. Forex ve türev piyasalarda herkes ara sıra zarar edebilir, kaybettiklerinden daha çok kazanabilmek ve yapılan hatalardan nerede yanlış yaptığınızı öğrenmek sizi başarılı bir trader yapar.

4- PİYASAYA GİRMEK İÇİN ÇOK MU GEÇ KALDIM?

Birçok insan piyasaya geç girdiğini düşünüp aceleci davranmakta ve işlemlerini de bu şekilde yapmakta olduğundan doğal olarak hedef beklentileri de bu yönde olmaktadır. Bu şekilde işlem yapıldığı sürece trade alışkanlıklarınız da negatif yönde etkilenmesi kaçınılmazdır.

Doğru yolu öğrenmeden, telaşla yapılan ve kendini sürekli işlem yapmak zorunda hissedip çok fazla risk alarak yapılan işlemler sizi başarısızlığa götürür.

5- KULLANDIĞINIZ ENSTRUMANLARI ÖĞRENMEK

Strateji oluşturmanın önemine daha önce değinmiştik. Bir stratejiye sahip olmak için öncelikle stratejinizi tanımlamalı ve stratejiniz için belirlediğiniz süre boyunca sadık kalmalısınız. Bir stratejiyi değiştirmek için yeni stratejinizin tüm koşullarını belirlemeli, backtestlerinizi yapmalı ve başarı oranınızı teyit ettikten sonra ancak değişim yapmalısınız.

Bir çok trader indikatörler, formasyonlar, trend takip araçları, botlar… vb. enstrümanları kullanmaktadır. Ancak bir çoğu kullandıkları aracın içeriğini tam anlamıyla öğrenmeden işlem yapmaktadır. Eğer profesyonel ve kar eden bir trader olmak istiyorsanız stratejinizde kullandığınız araçların içeriği hakkında uzmanlaşmalı, sinyal avcılığı ve hızlı zengin olma zihniyetinden uzaklaşmalısınız.

6- EĞİTİM ALMAK

Twitter’dan paylaşımlar takip etmenin faydasını görmüş olabilirsiniz ancak bunun bir o kadar da zararlı olduğunu söyleyebilirim. Takip etmekten keyif aldığım, bilgisinden yararlandığım birçok başarılı arkadaşım var ancak siz de görüyorsunuz ki haddinden fazla kolay ve hızlı para kazandırmayı vaatte bulunan şarlatanlar da var bu piyasada.

Trade Stratejisi kişisel bir olgudur. Karakterinize ve kişiliğinize en uygun stratejiyi belirlemelisiniz. Size sinyal veren kişileri değil, size her zaman yol gösteren, sorularınıza cevap veren, uzun vadede psikolojinizi yönetmeniz için ışık tutan kişilerin yanında durun.

Sizinle aynı kafada olan gruplara dahil olmanız da faydalı olacaktır. Her önünüze gelen Telegram, Discord, Whatsapp grubuna katılmayın. Herkesin ayrı telden çalıp söylediği gruplardan uzak durun, Twitter’da her gördüğünüze kulak asmayın. Kafanızı karıştıracak, psikolojinizi etkileyeceğinizi düşündüğünüz her ortamdan uzak durun.

7- KENDİNİZİ NASIL GELİŞTİRİRSİNİZ?

Son 10 tradenizi hatırlıyor musunuz? Hangi hatalarınızdan dolayı en fazla zarar ettiniz? Hangi trade setup size en fazla kazandırdı? Bu soruların cevabını bilmiyor iseniz TRADE GÜNLÜĞÜ tutmalısınız ve bu doğrultuda kendinize anlamlı sonuçlar çıkarmalısınız. Eksiklerinizi ve hatalarınızı bilmez iseniz kendinizi, trade setuplarınızı nasıl geliştirebilirsiniz ki? Bütün trade kitapları ve profesyoneller her traderın günlük tutması gerektiğini vurgulamaktadırlar.

8-NE YAPMANIZ GEREKİYOR?

Karşılaştığımız herhangi bir duruma karşı genel olarak ne yapmamız ve/veya neler yapmamamız gerektiğini biliriz. Örneğin, teoride başarılı bir öğrenci nasıl olunur, karın kası nasıl yapılır, iyi bir aşçı nasıl olunur… vb. konularda hepimiz fikir sahibiyiz. Ancak etrafınıza bakın, bu hedeflere ulaşmak için gidilen yolda bu adımları bilmek ile uygulamak arasında ne kadar çok fark var.

Eğer herhangi bir alanda başarılı olmak istiyorsanız teoride bildiğiniz ve reelde yapmanız gerekenleri daha sıklıkla yapmalısınız. Genelde bunlar eğlenceli olmayan, disiplin gerektiren şeyler olur. Tıpkı trade günlüğü tutmak, trade performansınızı ölçmek, stratejinize backtest uygulamak, elinizde bir alış sinyali olmadığı zamanlarda trade yapmamak gibi. Ancak hepimiz biliyoruz ki bu sıkıcı şeyler sizi daha iyi bir yere taşıyacak. 24 saat ekran başında grafikleri incelemek sizi başarılı bir trader yapmaz aksine belirlemiş olduğunuz saatlerde grafik incelemeniz sizin daha iyi odaklanmanızı sağlayarak daha sağlıklı kararlar vermenize yardımcı olur.

Kendinizi hazır hissedene kadar demo trading yapabilirsiniz. Bütçenizden bir miktar ayırıp bu süreç içerisinde küçük meblağlar ile kendinizi deneme fırsatı yaratabilirsiniz. Planınıza sadık kalıp kendinizi hazır hissettiğinizde gerçek işlemlerinize başlayabilirsiniz.

Yazar: Cryp_Tourist

Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ANALİZ

Para Yönetimi 101. Para Yönetimi Nedir?

Para yönetimi nedir, nasıl yapılması gerekir? Para yönetimine dair bilmeniz gereken her şeye kısaca değinilmiş, Draco elinden çıkma bir yazı.

Yayın:

-

Merhaba sevgili Muhabbit okuyucuları, bu yazımızda çok önemli bir konu olan ancak piyasadaki birçok kişinin bilmediği veya uygulamadığı “Para Yönetimi” konusuna değineceğiz. Öncelikle para yönetiminin açıklamasını ve önemini anlatmaya çalışacağım daha sonra ise bazı stratejilerden bahsedeceğim.

Para yönetimi, trade yaparken portföyünüzü nasıl kullanacağınızı ve ne kadarını riske atacağınızı belirlediğiniz stratejilerin toplamıdır. Daha açık olursak işlem yaparken ne kadar coin veya hisse alacağınızı veya ne kadar zarar edebileceğinizi önceden belirlediğiniz stratejilerdir.

Tahmin ediyorum ki birçoğunuz belirli bir stratejiye göre değil de o anki ruh halinize göre işlem büyüklüğünüzü ayarlıyorsunuzdur ki ben de başlarda öyle yapıyordum. Ancak bu yapacağınız en büyük hatalardan biri olabilir. Neden diye soracak olursanız, size şöyle bir örnek vereyim; her seferinde portföyünüzün büyük bir kısmıyla işlem yaptığınızı düşünün. Kazandığınızda evet çok büyük miktarlarda kazanacaksınızdır. Ancak kaybettiğinizde de çok büyük miktarlarda kaybedeceksiniz… Yanlış bir işlem sonucunda portföyünüzün %50’sini kaybettiğiniz diyelim portföyünüzü tekrar eski haline getirebilmek için %100 oranında bir kazanç sağlamanız gerekmektedir. Bunun da ne kadar zor olabileceğini tahmin edebiliyorsunuzdur zaten.

Peki para yönetimi stratejisinin bize sağlayacağı avantajlar neler? Öncelikle kendimize göre bir strateji oturttuğumuzdan portföyü takip etmek çok daha kolaylaşacaktır. Kazanırken portföyün büyük bir kısmını tek kalemde işleme sokmaya göre daha az kazanabiliriz ancak kaybederken de daha az kaybedeceğiz. Yani portföydeki riski azaltmış olacağız.

Unutmayın, ilk amacımız kazanmak değil de kaybetmemek olmalı.

Peki Nasıl Kaybetmeyeceğiz?

Şimdi iki stratejiden bahsedelim. Bu stratejilere göre siz de kendi stratejilerinizi geliştirebilir veya bu stratejileri kullanabilirsiniz.  İlk stratejiyi bize tanıttığı için x3n0c’a çok teşekkür ederiz. Bu yönteme göre her işlemde stop-loss uzaklığına bakılmaksızın portföyünüzün belirli bir kısmını riske atarsınız. Yani her işleminizde portföyünüzün sadece belirli bir kısmını kaybedebilirsiniz.

Örnek vermek gerekirse; her işlemde portföyünüzün binde birini riske attığınızı varsayalım. Buna göre 100 000 dolarlık portföyünüz varsa 100 dolar riske atarsınız. Stop uzaklığınız %5 ise 2000 dolarlık işlem işlem açarsınız. Stop uzaklığınız %5 olduğundan da sadece 100 dolar kaybedersiniz.  Ben bu stratejiyi kendime göre değiştirip margin işlemlerde kullanıyorum.

Diğer stratejiye geçelim. Bu stratejiyi bizimle paylaştıklarından dolayı TCT Analiz’e teşekkür ederiz. Bu stratejiye göre öncelikle belirli bir süre içerisinde kaç işlem yaptığınızı belirlemeniz gerek. Bu süreyi sizin ayarlamanız daha iyi olacaktır çünkü her kişinin işlemi kapatma süresi farklıdır. İşlem sayınızı belirledikten sonra portföyünüzü o sayıya bölün ve her işleme o miktar ile girin.

Örnek verecek olursam; benim trade için ayırdığım portföy 5000 dolar olsun. 15 günde 10 adet işlem tamamlamış olduğumu varsayalım. Bunlara göre benim her işlemimin büyüklüğü 500 dolar olacaktır. Bu stratejiyi ben kaldıraç olmayan piyasalarda, yani spot piyasalarda kullanıyorum.

Bu stratejilere veya farklı stratejileri göz önünde bulundurarak siz de kendiniz için yeni bir yöntem belirleyebilirsiniz. Kim bilir belki de başka bir yazımızda sizin stratejinizden bahsederiz!

Okuduğunuz için teşekkürler,
Draco

OKUMAYA DEVAM ET

ANALİZ

Coinbase’e Göre Siyahiler Kripto Paralarla Daha İlgili

Dün akşam yayınlanan araştırmaya göre Amerika’daki siyahi nüfus beyazlara göre kripto paralara daha çok ilgi duyuyor.

Yayın:

-

By

Coinbase’e göre siyahiler kripto paralarla daha ilgili. Dün akşam yayınlanan araştırmaya göre Amerika’daki siyahi nüfus beyazlara göre kripto paralara daha çok ilgi duyuyor. Araştırmada, mevcut finansal sistemin kendilerini olumsuz etkilediğini düşünenlerin sayısı bir hayli fazla.

5000’e yakın kişiye yapılan anketlerin sonucunda mevcut sistemin kötü etkilerine inanan siyahilerin oranı %48. Bu sayı beyazlarda %25 civarında. Yani neredeyse iki kata varan bir görüş farklılığı mevcut.

Araştımaya göre %48’i oluşturan grubun %52 si 18-34 yaş aralığında. Aynı zamanda geçmişte yapılan anketlere de bakıldığında, örneğin 2014’te yapılan Zillow, siyahi Amerikalıların yalnızca %3’ü mortgage başvurusunda bulunmuş. Yanı buradan çıkarımla günümüz finansal hizmetlerinin verimli ve kullanışlı olduğunu düşünenlerin sayısı bir hayli az. Kripto para yatırım fonu Amentum CEO’su Steven McKie’ye göre kripto paralar normalde birbirine güvenmeyen ve birlikte çalışmak istemeyen insanları bir araya getirme potansiyeline sahip.

Bu sayede toplumda bir sosyal güven kavramı tekrardan oluşuyor olabilir.

Aynı zamanda kripto paraların üçüncü bir kişiye güvenmeyi gerektirmemesinin bu noktada cok önemli olduğunu savunan McKie, merkeze ihtiyaç duymayan sistem sayesinde bir işte yada bir toplulukta azınlık olup söz sahibi olamama durumu ortadan kalkıyor diyor. Mevcut sistemlerde belirli bir etnik, dini, yada başka bir ortak özelliğe sahip grup sistemi yönetir. Fakat kripto paralarla birlikte azınlıkların temsil gücünü tekrardan eline aldığını görebiliyoruz. Böylece arada olan dengesizlik ortadan kalkmış oluyor.

Teknolojinin Topluma Etkisi Pozitif Olacak

Raporda çıkan ikinci bir sonuç ise Siyahi Amerikalı’ların teknoloji ile ilgili görüşleri. Ankete katılan kişilerin %58’i, teknolojinin topluma pozitif etki edeceği görüşünde.

Beyazlarda bu rakam %38. Ayrıca ankete katılanların çoğunluğu teknolojinin, finansal sistemi gelecek 10 yıl içerisinde daha iyi bir hale getireceği görüşünde.

Araştırmanın değindiği bir başka konu ise, güncel rakamlarla dünyada 1,7 milyar kişinin finansal sistemin içerisinde olmaması. öne çıkan sebepler arasında yüksek komisyonlar, aşırı volatil olan yerel para birimleri, ve güvenilir olmayan hükümet politikaları gösteriliyor. Tabi aynı zamanda teknolojinin kırsal kesimlere yeterince erişimi olmaması.

Tüm Irkların Finansal Sisteme Erişim Şansı Eşit Değil

Bir diğer madde de ise finansal enstürmanlara eşit erişim. Siyahi Amerika’lıların yalnızca 3’te 1’i tüm ırkların finansal sisteme eşit erişim hakkı olduğunu düşünüyor. Bu oran Beyaz Amerika’lılarda %41 civarında.

Bu noktada fotoğraflı kimlik belgelerinin önemi çok büyük. Banka hesabı açmak yada finansal sisteme giriş yapmak için fotoğraflı bir kimlik belgesine ihtiyaç duyuluyor. Fakat araştırmaya göre Afrikalı Amerikan Vatandaşları’nın %25’i fotoğraflı kimlik belgesine sahip değil.

ConsenSys’ten Robert Greenfield’a göre dijital kimliklerin çok büyük önemi var ve gittikçe artmakta. Kripto paralar sayesinde dijital kimliklendirmenin çok daha rahat bir şekilde sağlanabileceğini aktaran Greenfield, “Kriptolardan ilk isteğim kimliklendirme işlemlerinin düzeltilmesi” diye ekliyor. Dijital kimliklendirme sayesinde erişim sağlayamayan insanların dijital hizmetlere daha kolay bir şekilde ulaşabileceğini belirten Robert, bunun aradaki “gap”i kolayca kapatabileceğini sözlerine ekledi. Bu sayede insanların paralarını dijital ortamda daha rahat ve daha güvenli bir şekilde saklayabilme imkanı doğacağını da belirten Greeenfield, aynı zamanda kontrolün de tamamen kişinin elinde olduğundan bahsetti.

Siyahiler Kripto Paraları Anlamaya Daha Hevesli

Diğer bir madde ise kripto paraları anlamak. Araştırmaya göre siyahilerin %70’i kripto paraları anlamaya ve öğrenmeye hevesli. Bu rakam beyazlarda ise %42 seviyelerinde bulunuyor.

Bu anket, üniversite eğitimi almış siyahilere uygulandığında ise oran %75’lere kadar çıkmakta. Bu noktadan hareketle, siyahilerin finansal erişim konusunda tüm amerikalıların eşit durumda olmadığını düşündüğünü kolayca anlayabiliriz. Bu sebeple belki de kripto paraları bir kurtuluş yada sisteme giriş için bir araç olarak kullanmak istiyor olabilirler. Kripto paraların ve blockchain sisteminin ileride bu beklentileri karşılayıp karşılayamayacağı henüz bir soru işareti. Fakat bu güne kadar gerçekleşen ilerlemeler göz önüne alındğında kripto paralar bu hedefleri gerçekleştirmeye çok da uzak görünmüyor. Raporun tamamına buradaki linkten ulaşabilirsiniz.

OKUMAYA DEVAM ET

Trend Haberler