BİZİ TAKİP EDİN

BLOCKCHAIN

Çin Gözüne ABD Dolarını Kestirmiş Durumda!

Yayın:

-

Kripto para birimleri ve blockchain teknolojisi ile çok yakından ilgilenen Çin, merakla beklanan dijital yuanı ile birlikte, genel görüşün aksine Bitcoin’e değil, ABD dolarına rakip olmayı hedefleyecek.

Çin’de deneyimli bir yatırım bankacısı ve Sino Global Capital’in CEO’su Matthew Graham, Çin’in dijital para birimi hakkında bazı analizler yaptı. Analizlerinde, Çin hükümetinin yeni teknolojiler ile birlikte dolar hegemonyasını kırmak amacıyla dijital yuan’dan beklentisi bir “sıçrama fırsatı” dedi.

Boxmining’in kurucusu Michael Gu ile 6 Temmuz tarihinde Unitize konferansında yer alan Graham, Çin’in renminbiyi globalleştirilmesinin son derece zor olduğunu düşünmesine rağmen şunları söyledi;

Swift, CHIPS, Fedwire… Bu teknolojiler eski, pahalı ve çok yavaş. 2020 yılındayız ve bu işlemler ile para aktarmak neredeyse 3 gün sürüyor. Ayrıca kullanıcılara çok pahalıya mal oluyor. ABD doları merkezli küresel ekonominin desteklediği bu teknolojiler gerçekten çok yaşlandı. Yani bu Çin için gerçekten çok büyük bir fırsat.

Blockchain Teknolojisinin Katkıları

Pekin yönetimi, DCEP kısaltmasını gelecekte piyasaya sunacakları dijital para birimi için ve ödeme yöntemleri için kullanmaya başladı. Matthew Gu’nun belirttiği üzere, UXTO kavramı da dahil olmak üzere bu teknoloji çoğu detayını blockchain teknolojisine borçlu.

Yine de DCEP, Bitcoin gibi kripto paralar ile çok uzaktan akraba sıfatında. Raporlara göre, dijital para Çin Halk Bankası tarafından piyasaya sürülecek ve mevcut diğer itibari para birimlerinde olduğu gibi merkez bankasının tam kontrolü altında olacak.

Blockchain teknolojisinden gelenler de dahil olmak üzere dijital yuana entegre edilen teknolojiler farklı bir amaç ile kullanılıyor. Konu hakkında Gu, Çin Uluslararası Ekonomik Değişim Merkezi başkanının yorumlarından alıntı yaparak şunları söyledi;

DCEP, para basma, hesap tutma gibi işlemler ile ilgili gerçek zamanlı veriler toplayarak likidite sağlama ve para politikalarının uygulanması için yararlı referanslar sağlayabilir.

Graham sözlerine, “Para politikası adına DCEP’in negatif faiz oranlarının uygulanması çok yararlı olabileceğini” ekledi. Dahası, “DCEP dolandırıcılık tespitleri için yapay zeka ve makine öğrenimi açısından bir çok yarar sağlayabilir.” ve “Potansiyel olarak programlanabilirlik yeteneği çok üstün.” dedi.

Görünüşe göre, Çin dijital yuanı ile birlikte ABD dolarını gözüne kestirmiş durumda. Piyasada bulunan bazı yetersizlikleri kapatma umudu ile yükselme fırsatını gören Çin, bu fırsatı geri tepmeyecektir.

Yorum Yap

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

BLOCKCHAIN

Coca-Cola Tedarik Zinrici İçin DLT ve Ethereum Kullanacak

Coca-Cola iştirakı, Ethereum tabanlı The Baseline Protocol ile güçlenecek!

Yayın:

-

Bitcoin İle Otomattan Coca-Cola Almak Artık Hayal Değil!

ABD merkezli en büyük Coca-Cola şişeleme şirketinin ortağı, Coke One North America (CONA), “kurumlar arası tedarik zinciri işlemlerinde” şeffaflığı artırmak ve anlaşmazlıkları azaltmak için The Baseline Protocol’ü kullanacak.

Proje, CONA’nın dağıtılmış defter teknolojisi firmaları ile birlikte ortak protokolünü ve Unibright kurucu üyelerini barındıracak. Hem dahili şişeleme sağlayıcıları hem de harici hammadde tedarikçileri arasında kolaylaştırılmış işlemlere izin veren bir “Coca-Cola Şişeleme Limanı”nın kurulması sağlanacak.

Coca-Cola İştirakları Blockchain Benimsenmesini Hızlandırıyor

3 Ağustos’ta Unibright, CONA’nın blockchain teknolojisi kullanımını tedarik zinciri alanında genişletmeyi planladığını duyurdu.

Duyuru, en büyük 12 Kuzey Amerika Coca-Cola şişeleyicisinin, geçen yıl iç tedarik zinciri yönetimi için Hyperledger Fabric tabanlı bir blockchain platformu kullanmaya başlandığını ve şişeleyicilerin karmaşık tedarik zincirinde artan “şeffaflık ve verimlilik” sağladığını belirtti.

Yeni proje, CONA’nın kutu ve şişe dağıtan hammadde satıcıları gibi harici tedarikçileri dahil etmek için DLT kullanımını genişletecek.

Veri kayıtlarının ve “kuruluşlar arası karmaşık iş süreçlerini” kolaylaştırmasının yanı sıra duyuru, The Baseline Protocol‘ün token kullanımı ve merkezi olmayan finans kullanım durumları için uygulanabileceği belirtiliyor.

CONA Verileri 4. Çeyrekte Yayınlayacak

CONA için “entegre, özel DLT ağı” oluşturmak için veriler Ethereum (ETH) ağında geliştirilecek.

ConsenSys geliştiricisi ve Baseline Protocol’ün kurucu ortağı John Wolpert, “baselining”i farklı kayıtlar ve kayıt sistemleri arasında tutarlılığı sağlamak için genel Ethereum Mainnet’ini kullanma tekniği” olarak tanımladı.

Baselining, verilerin gerçekliğini doğrulamak için ana ağı “ara katman yazılımı” olarak kullanır; protokoller ilgilenen varlıkların verilerine diğer ağ katılımcıları tarafından erişim sağlanamadığından emin olmak için zero-knowledge proof kullanılır.

The Baseline Protocol, bu yılın Mart ayında, Microsoft, Ernst & Young ve ConsenSys tarafından başlatılmıştır.

The Baseline Protocol’ün ilk sonuçlarını 2020 senesinin dördüncü çeyreğinde sergilemesi bekleniyor. Ayrıca Unibright standart iş süreçlerine zerk-knowledge proof uygulanabileceğini, koordinasyon sorunlarını ve fatura belirteç kullanımını ortadan kaldırmak için temel alınan verilerin kullanılabileceğini göstermek istiyor

OKUMAYA DEVAM ET

BLOCKCHAIN

NetWalker Ransomware 4 Ayda 25 Milyon Dolar Çalmış!

Fidye yazılımı Netwalker, kullanıcılarına 25 milyon dolarlık bir gelir sağlamış.

Yayın:

-

Netwalker

Siber güvenlik şirketi McAfee, ilk olarak Ağustos 2019’da keşfedilen Mailto olarak bilinen bir fidye yazılımı olan NetWalker’ın faaliyetlerini gösteren bir araştırma raporu yayınladı.

Rapora göre, NetWalker operatörleri Mart 2020’den bu yana fidye ödemelerinden 25 milyon $’ın üzerinde para toplamış.

1 Mart – 27 Temmuz arasında, grup yaklaşık 2.795 Bitcoin (BTC) topladı ve bu durum onları siber suçlular arasında en karlı fidye yazılımlarından biri haline getirdi.

Rapora göre, miktarın birkaç farklı adrese ayrıldığı Bitcoin işlemleri, NetWalker’ın “hizmet olarak fidye yazılımı” servisi sağladığını gösteriyor.

McAfee’nin dediğine göre, diğer operatörlere sunduğu gelir paylaşımı sayesinde bu kadar büyük miktarda para elde edilmiş.

Kabiliyetleri Güçlendirmek

McAfee, NetWalker operatörlerinin daha hızlı işlem süreleri ve daha düşük maliyetleri nedeniyle eski Bitcoin adreslerini SegWit adreslerine taşıdıklarını ve hizmet olarak bir fidye yazılımı olduktan sonra modus işlemlerinde ilerleme kaydettiklerini öne sürdü.

20 Mart tarihinden az iki darknet forumu, fidye yazılımına kötü amaçlı yazılımın yayılmasına ve mümkün oldukça karlı hale getirilmesine yardımcı olmak için bir gelir paylaşım şeması sunan NetWalker yetkililerinin yayınlarını paylaştı.

Zararlı yazılım inceleme şirketi Emsisoft’ta tehdit analisti Brett Callow konu hakkında şunları söyledi:

NetWalker büyük bir avcı ve özel sektör şirketlerinin yanı sıra daha büyük kamu kuruluşlarına yapılan çok sayıda saldırının sorumlusu.

Fidye yazılım gruplarının yaptığı miktarın hesaplanması son derece zor ve McAfee’nin de belirttiği gibi, 25 milyon dolarlık rakam küresel anlamda düşük bir rakam. Çünkü 2019 senesinde küresel çapta şirketler, fidye taleplerine karşılık olarak 25 milyon $’dan çok daha fazla ödeme yaptı.

Çalışma, Netwalker hedeflerinin çoğunun batı Avrupa ülkelerinde ve Amerika Birleşik Devletleri’nde olduğunu ekledi. Grup daha önce, aksine raporlar olmasına rağmen, corona virüs salgını nedeniyle hastaneleri hedeflemeyeceklerini açıklamıştı.

Crozer-Keystone Sağlık Merkezi, 19 Haziran’da NetWalker fidye yazılımı tarafından bir fidye yazılım saldırısına maruz kaldı. Saldırganlar, sistemin çalınan verilerini darknet aracılığı ile açık arttırmaya koydu.

Her şeye rağmen, bu tür fidye yazılım saldırısı yapan kişilere kesinlikle güvenilmemesi gerektiği belli oluyor.

OKUMAYA DEVAM ET
FTX
Coinzo

Trend Haberler

Tüm hakları saklıdır. Copyright 2020 Muhabbit
Feragatname: Muhabbit'in içeriği, doğası gereği bilgi amaçlıdır ve yatırım tavsiyesi olarak yorumlanmamalıdır. Kripto para ticareti, satın alma veya satma yüksek riskli bir yatırım olarak kabul edilmelidir ve her okuyucunun herhangi bir karar vermeden önce kendi araştırmalarını yapması önerilir.